HPV, erkekleri de kadınlar kadar tehdit ediyor
Saat: 13:45

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) tüm ülkelerin rutin ulusal aşı programlarına HPV aşısını dahil etmeleri önerisi, Kasım 2024 itibarıyla 144 ülkede karşılık bularak ulusal aşı programlarına dahil edildi.
“Ülkemizde yaklaşık her 20 kadından birinde HPV virüsü vardır” diyen Ege Üniversitesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum, Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Nuri Yıldırım, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası dolayısıyla cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasında en sık karşılaşılan ve son derece hızlı yayılma özelliğine sahip olan, kanserden, doğurganlık kaybına kadar çok sayıda ciddi sağlık problemine yol açan ve Corono Virüs kadar tehlikeli bir virüs olan HPV’ye dair, A’dan Z’ye bilgiler verdi.
HPV KADINLARI DA ERKEKLERİ DE TEHDİT EDİYOR
Dünya genelinde kadınlarda meme kanserinden sonra kansere bağlı ölümler içinde ikinci sırada yer alan Serviks Kanseri’nin ana kaynağı HPV virüsü, sadece kadın sağlığını değil, erkek sağlığını da tehdit eden Korono Virüs kadar hayati risk teşkil eden bir virüs. Kadınlarda rahim ağzı, erkeklerde ise penis kanseri başta olmak üzere birçok kanser türüne neden olan Human Papilloma Virus yani HPV, cinsel olarak aktif kişilerin neredeyse tamamının hayatlarının bir döneminde karşılaştıkları, herhangi bir belirti vermeden seyreden, vücut tarafından elimine edilemezse yıllar içinde sessiz bir şekilde kansere ve yaşamı tehdit eden daha pek çok hastalığa yol açan, bulaşıcı ancak aşılarla korunabilirliği yüksek bir virüs.
Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) tüm ülkelerin rutin ulusal aşı programlarına HPV aşısını dahil etmeleri önerisi, Kasım 2024 itibarıyla 144 ülkede karşılık bularak ulusal aşı programlarına dahil edildi. Bu ülkelerin büyük çoğunluğu, aşıyı hedeflenen yaş gruplarına ücretsiz olarak sunarak toplumlarını HPV’nin yol açtığı kanserlere karşı korumaya çalışırken, Sağlık Bakanlığı’nın Kasım 2022'de HPV aşısının ulusal bağışıklama programı aracılığıyla ücretsiz sağlanacağını duyurmasına ve tüm toplumsal talebe karşın halen ne yazık ki ulusal aşı programı kapsamına alınmadı.
HPV AŞISI BAZI BELEDİYELER TARAFINDAN ÜCRETSİZ YAPILIYOR
Sağlıkta önemli bir kalkan olan ancak SGK tarafından ücreti karşılanmayan HPV Aşısı, ülkemizde Ankara, İstanbul, İzmir, Muğla, Balıkesir ve Mersin Büyükşehir Belediyeleri gibi halk sağlığını önemseyen bazı belediyeler aracılığıyla önerilen yaş aralığındaki vatandaşlarına ücretsiz yapılıyor. Türkiye’de şu an sadece bazı belediyeler tarafından kız çocukları, genç kızlar ve kadınlara ücretsiz yapılan aşıyı, bazı ülkeler, hükümet bazında HPV'nin toplumdaki yaygınlığını daha da azaltmak ve erkeklerde HPV'nin neden olduğu kanserleri önlemek için erkek çocuklarına da uyguluyor. Virüsün varlığı 2008 yılında HPV aşısının bulunmasıyla birlikte tüm dünyada 12-18 yaş arası kızlarda hızla azalmaya başladı.
JİNEKOLOJİK ONKOLOJİ CERRAHİSİ UZMANI DOÇ. DR. NURİ YILDIRIM A’DAN Z’YE HPV’Yİ ANLATTI
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasında en sık karşılaşılan ve son derece hızlı yayılma özelliğine sahip olan, kanserden doğurganlık kaybına kadar çok sayıda ciddi sağlık problemine yol açan HPV virüsüyle ilgili, Ege Üniversitesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum, Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Nuri Yıldırım ile görüştük. Sağlıklı bir toplum için önemi giderek artan kanser hastalığına karşı halkı bilinçlendirmek, erken teşhis farkındalığı oluşturmak ve taramalara katılımı artırmak amacıyla 1-7 Nisan tarihleri arasında çeşitli etkinlikler düzenlenen Ulusal Kanser Haftası dolayısıyla Doç. Dr. Nuri Yıldırım ile gerçekleştirdiğimiz söyleşimizde, ülkemizde ve dünyada kalp ve damar hastalıklarından sonra ölümlere sebep olan hastalıklar arasında ikinci sırada yer alan kanserin ana kaynaklarından olan HPV Nedir? Belirtileri Nelerdir, Nasıl Bulaşır? Nasıl korunulur? Tam tedavisi var mıdır? HPV bulaşmış kişiyi bekleyen tehlikeler nelerdir? Tedavi yöntemleri nelerdir? HPV enfeksiyonun yayılımını artıran faktörler nelerdir? HPV erkek partnerden bulaşır söylemi ne kadar doğrudur? gibi başlıklar başta olmak üzere okurlarımız için HPV’ye dair A’dan Z’ye bilgiler verdi.
100’DEN FAZLA TÜRÜ VAR
*Kadın ve erkeklerin kabusu olan ve birçok kanser türüne yol açıp, ölümlere de sebebiyet veren HPV nedir? HPV bulaşmış kişiyi bekleyen tehlikeler nelerdir? Tedavi edilmezse ne olur?
- HPV (Human Papilloma Virus), 100’den fazla türü bulunan bir virüs. Düşük riskli türleri genital, anal, ağız ve boğaz bölgelerinde siğil yaparken, bazı yüksek riskli türleriyse rahim ağzı, vulva, vajina, anal, ağız, dudak, dil kökü ve baş-boyun kanserlerine yol açabiliyor. HPV’nin en sık etkilediği bölge serviks denen rahim ağzı bölgesidir. Bu bölgede oluşan preinvaziv (kanser öncesi) lezyonlar en sık karşılaşılan vakalardır. HPV virüsü geçmişi olan kadınların, serviks kanserine yakalanma olasılığı, virüse yakalanmamış kadınlara oranla yaklaşık 200 kat daha fazladır. HPV enfeksiyonu, erkeklerde ise genital siğil ile penis, anüs ve baş-boyun kanserlerine neden olabilir. Aslında bir enfeksiyon sebebi olan HPV, önlem alınmadığı ve tedavi edilmediği takdirde kanserden ölüme kadar sonuçlar doğurabilir.
AŞILAR HASTALIK ORTAYA ÇIKMADAN KORUNMAYI SAĞLAR
*HPV aşısı bildiğim kadarıyla serviks kanserine karşı en koruyucu yöntem, doğru mudur?
- Serviks kanseri vakalarının yüzde 96’sından fazlasında yüksek riskli HPV bulunduğundan, HPV’ye karşı geliştirilen aşılar, rahim ağzı kanserinden korunmada çok büyük etkinlik gösterir. Aşılar virüsün yol açtığı genital siğillere karşı da etkili bir korunma yöntemi olsa da tüm HPV tiplerine karşı bir koruma sağlamaz. Günümüzde mevcut olan en güncel aşı, kanser yapan türlerin yüzde 90’ına karşı koruma sağlayabilmektedir. Aşı aynı zamanda tedavi gerektiren lezyonların, tedavi sonrası nüks etme olasılığını da azaltır.
*Aşı dışında HPV’den nasıl korunulur?
-Aşı dışında HPV’den tamamen korunmak mümkün olmasa da cinsel ilişki sırasında kondom yani prezervatif kullanmak, HPV riskini yüzde 50 oranında azaltabilir. Ancak kondomlar genital bölgeyi tamamen örtmedikleri için kesin bir koruma sağlamazlar.
*HPV aşısı ne zaman ve hangi yaş aralığında yaptırılmalıdır?
-9-46 yaş arası bireylerde ruhsatı bulunan HPV aşıları, tercihen cinsel aktivite başlamadan uygulanmalıdır. 9-15 yaşları arasındaki bireylere, 6 ay ara ile iki dozluk bir seri halinde HPV aşısı yapılması yeterlidir. 15 yaş üzerinde HPV ile aşılanmaya başlayanlara, birinci dozdan 2 ay sonra ikincisi, ilk dozdan 6 ay sonra üçüncüsü olmak üzere üç dozluk bir seri uygulanmalıdır.
*HPV tanısı konulduktan sonra aşı yaptırılabilir mi?
- HPV aşısının önerildiği en önemli grup, 9-15 yaş arası çocuklar ya da henüz cinsel aktivitesi başlamamış kişilerdir. Ancak, HPV bulaştıktan sonra aşı yapılabilir; bunun en önemli sebeplerinden biri, henüz bulaşmamış olan HPV tiplerine karşı koruyucu olmasıdır. Diğer önemli nokta, HPV’ye karşı gelişen bağışıklığın hastalığın geçirilmesi yoluyla değil aşı yoluyla gerçekleşmesidir. Bu nedenle aşı yapılmadan önce kişinin HPV taşıyıp taşımadığına bakılmaz.
HPV ENFEKSİYONU SEMPTOM VERMEZ
*HPV belirti veren bir hastalık mıdır? Yoksa sincice mi ilerler? Kaç yıl sessiz kalabilir? Belirtileri nelerdir? HPV pozitif, negatife döner mi?
- Çok sayıda kadın ve erkeğin yaşamları boyunca karşılaştığı HPV enfeksiyonu semptom vermez. Ancak rahim ağzında hücresel değişiklikler, genital ve anal bölgede küçük, kabarık veya düz siğiller, enfekte bölgede cilt renginde koyulaşma veya soluklaşma, el-ayak ve yüzde siğiller, dil-damak ve boğazda beyaz veya kırmızı lezyonlar HPV belirtileridir diyebiliriz. Sağlıklı bireylerde 1 yıl içinde yüzde 60, 2 yıl içinde yüzde 90 oranında vücuttan atılma ihtimali vardır. Bu kişiler bağışıklık sistemlerinin enfeksiyonu temizlemesiyle herhangi bir sorun yaşamazlar. HPV pozitif, zaman içinde kendiliğinden geçerek negatife dönebilir. Ancak hastaların yüzde 10’luk kısmında vücuttan temizlenemez, kalıcıdır. Belli bir HPV tipi ile enfekte olmuş ve virüsü bağışıklık sistemiyle temizlemiş kişiler tekrar aynı tip ile enfekte olabilir. Virüs yıllarca veya on yıllarca aktif hale gelmeden sessiz kalarak insan bedeninde varlığını sürdürebilir. Genital siğil gelişmesinde ise bu süre genel olarak 4 hafta ile 8 ay aralığındadır.
*Kansere ne zaman dönüşür?
-İyileşmeyen bazı enfeksiyonlar rahim ağzı kanserine yol açar. Virüs, 3-4 yıl içinde hücresel anormalliklere kanser öncüsü lezyonlara ilerler. Bunların da yüzde 1-2'si 10 yıl içerinde genital kanserlere dönüşür. Bu kanserin bulguları anormal vajinal kanama (ara kanama, cinsel ilişki sonrası kanama), et suyu tarzında akıntı, pelvik ağrıdır. Genital siğil oluşması durumunda ise ciltten kabarık, karnabahar tarzında lezyonlar gelişir. Rahim ağzı muayenesi de anormal hücreleri tespit eder.
*Tam tedavisi var mıdır? Tedavi yöntemleri nelerdir?
-HPV için geliştirilmiş bir tedavi yöntemi yoktur. En etkin korunma, cinsel ilişki başlamadan önce aşı yapılmasıdır. HPV'yi tedavi etmenin yani vücuttan atmanın tek yolu bağışıklık sistemini kuvvetlendirip HPV'ye karşı aktif hale getirmektir. Piyasada HPV tedavisi adı altında yer alan tedavilerin hemen tamamı takviye edici ajanlardır, bağışıklık üzerine etkileri olduğu düşünülse de doğrudan tedavi edici etkileri yoktur.
*HPV bağışıklığı nasıl güçlendirilir?
- HPV’ye karşı bağışıklık, mukozal yolla elde edilen bağışıklıktır ve ne yazık ki kanda ölçme şansımız yoktur. Bağışıklığın baskılanmasında rol oynayan en önemli etmen sigaradır. Bu nedenle sigara mutlak suretle bırakılmalıdır. Literatürde, bağışıklık konusunda birçok çalışma olsa da çoğunun kanıt değeri düşüktür. Vajinal olarak kullanılan selenyum ve diğer antioksidanları içeren jeller, AHCC içeren tabletler, inosin pronabeks içeren tabletler bu konuda üzerinde durulan maddelerdir. Ancak daha geniş çalışmalara ihtiyaç vardır.
*HPV kadına erkek partnerinden bulaşır söylemi ne kadar doğrudur?
-HPV temel olarak cinsel yolla ve direk temas vasıtasıyla geçer. Hijyenik olmayan ortamlardan (havuz, klozet vs.) geçiş nadir olarak bildirilmiştir. HPV genital bölgelerin teması; anal, vajinal veya oral seks, genital bölge ile temas etmiş olan havlu gibi eşyaların ortak kullanımı yoluyla da bulaşabilir.
*HPV enfeksiyonun yayılımını artıran faktörler nelerdir?
-En önemli risk faktörü kişinin birden fazla partnerinin olmasıdır. Sigara kullanımı, çok doğum, erken yaşta cinsel ilişki, bağışıklığı baskılayan faktörler (organ nakli, sürekli kortizon kullanımı, uyuşturucu kullanımı vs.), genital uçuk virüsü bulunması, vajinaya sık duş uygulanması, diğer cinsel yolla bulaşan hastalıklar, beslenme faktörleri, genetik faktörler ve kişisel hijyen eksikliği olarak sıralanabilir.
*HPV tanısı nasıl konur? Smear ve HPV taraması arasındaki fark nedir? Bu testler ne zaman yapılmalı? HPV testi devlet kurumlarında yapılıyor mu?
- HPV testi, tıpkı PAP smear testi gibi serviks (rahim ağzı) kanseri tarama testinin bir parçasıdır. Hücresel değerlendirme yöntemi olan PAP smear, rahim ağzından dökülen hücrelerin patolog tarafından değerlendirilmesine dayanan bir yöntemdir. Aynı şekilde alınmasına rağmen, HPV taramasında, alınan örnekte HPV virüsüne ait DNA aranır. İlk Pap smear testi 21 yaşında yapılmaya başlanmalıdır ve 30 yaşına kadar 3 yılda bir tekrarlanmalıdır. 30-65 yaşta ise 3 yılda bir Pap smear veya 5 yılda bir HPV/Pap smear ko-test veya 5 yılda bir HPV testi önerilmektedir. Bu testlerden HPV testi, birinci basamak sağlık kuruluşlarında; smear taramaları da devlet hastaneleri ve 3. basamak sağlık kuruluşlarında ücretsiz yapılmaktadır.
HPV’DE TAKİP ÖNEMLİDİR
*HPV kişinin hayatını nasıl etkiler? HPV teşhisi konmuş kişi nelere dikkat etmelidir?
- HPV teşhisi alan kişilerde en sık karşılaştığımız sorunların başında ruhsal ve düşünsel sorunlar yer almaktadır. Ancak hastalarımız şunu unutmamalıdır ki, HPV enfeksiyonu kapan bireylerin yaklaşık yüzde 1-2’si kansere ilerler. Düzenli taramalarını yaptıran, aşı olan ve sigara kullanmayan bireylerde risk oldukça düşüktür. Temelde serviks kanseri ÖNLENEBİLİR bir kanserdir.
*HPV pozitif tanısı konmuş ve hücresel değişiklikler saptanmış kişi, bundan sonra neler yapmalı, sağlığını nasıl takip etmelidir?
- Rahim ağzı kanseri gelişme riski olacağı için öncelikle kolposkopi işlemi yapılmalıdır. Kolposkopi, rahim ağzını ya da dış genital bölgeyi (vajina/vulva) büyüterek değerlendirmek için kullanılan bir çeşit optik cihazdır. Smear sonucunda anormallik olan ve/veya HPV pozitif saptanan olguların rahim ağzındaki anormal değişimin gözlenmesinde, biyopsi alınacak sahaların belirlenmesinde ve gerekli olgularda tedavi sonrası takipte kullanılır. Buradan çıkacak sonuca göre de farklı yollar izlenir. Eğer sonuçta CIN 2, CIN 3 belirlendiği durumlarda cerrahi olarak tedavi için Leep konizasyon işlemi uygulanır. Bu işlem tanıyı kesinleştirmek için kullanılabilirken eş zamanlı olarak tedavi amaçlı da kullanılır. Kolposkopi sonucu temiz çıkarsa da her hastada değişiklik göstermekle birlikte 6 - 12 aylık periyodik kontrollerle hasta takip edilir. Hasta virüsü vücudundan atabilmek için bağışıklık sistemini güçlü tutmalı, beslenmesini ona göre şekillendirmelidir. Kontrol sürecini beklerken oluşabilecek (cinsel ilişkiden sonra vajinal kanama, cinsel ilişki sırasında ağrı, postmenopozal kanama, pelvik ağrı veya regl dönemleri dışında vajinal kanama gibi belirtiler) serviks kanseri belirtisi olabileceğinden bu gibi durumlarla karşılaşılması halinde hemen doktora başvurulmalıdır. Çünkü kanser öncesi lezyonların takibinin yapılması ve önlenmesi rahim ağzı kanseriyle mücadelede başarının sağlanması için şarttır.
*Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ediyoruz. Son olarak kadınlara önerileriniz ve eklemek istediklerinizi alabilir miyiz?
- Rahim ağzı kanseri ve öncülü olan hastalıklar, ÖNLENEBİLİR durumlardır. Özellikle 9-15 yaş arası kız ve erkek çocuklarımızın aşılanması, aşının içerdiği türlere karşı yüzde 99 oranında korunma sağlayacaktır. Daha sonraki dönemde de aşı yapılabilir. Rutin tarama testleri mutlaka belirtilen sıklıkta yaptırılmalıdır. Tüm kadınlarımıza sigaradan uzak ve sağlıklı bir hayat diliyorum.
Fulya OMAÇ / İZMİR